Yarın Çok Uzaktadır

Kapınızın önüne paspas olamayacak insanları evinizin baş köşesine oturtuyor ve yetmemiş gibi bunun pişmanlığının acısını da hiç kabahati olmayanlardan çıkarıyorsunuz. Ben size niye acıyayım, ben sizin derdinizi niye dinleyeyim?

Vitrin güzelliği elbet önemli ama insan bir de kumaşına bakar. Tek giyimlik mi yoksa ömürlük mü? Her şey görünüşten ibaret olsa zürafa dünyanın en güçlü hayvanı olurdu…

Birileri çıkıp doğruları söyleyince de dokuz köyden kovuluyor. Anlayın işte, anlayın. Eksiğinizi, kusurunuzu, beşer/şaşar olduğunuzu… Milyonlara kafa tutacak cesaretinizin gözle görülmeyen bir grip mikrobunun karşısında işe yaramayacağını görün.

İnsanız işte. Kendini büyük görenlerin düşüşü kötü olur.

Herkes yükselip düşerek bu doğruyu anlayacaksa bir ömür yetmez kalkmaya.

Ne zaman okuyacak ne zaman gezecek ne zaman aile kuracak, ne zaman evlat yetiştirecek, ne zaman gelecek hazırlayacaksın? Tabii ki zaman yetmez.

Hal böyleyken…

Ciğerin varken aldığın nefesin, bedenin sağlıklıyken giydiğin kıyafetin, gönlün varken sevdalanmanın, el tutuyorken tokalaşmanın ve bir de eksiği, kusuru, varlığı, yokluğu gören gözlere sahipken hayatın anlamını keşfetmeyen kişinin çöpe giden kırık mandaldan ne farkı var?

Sev, sevil, sevdir…
Ömür gerçekten çok kısa. Bugünkü hatanın özrünü dileyecek zamanın olmayabilir…

Çünkü yarın denen şey, yarına ulaşamayacaklar için çok uzaktır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

servetsayginoglu

Yazarlık hayatına 2011 yılında Kafka’ya hayranlığı üzerine “Bir Kafes Kuş Aramaya Çıkmış” adlı kitabıyla başlamış, şu anda “Sana Güvenmiştim” kitabına kadar 7 eser yayımlamıştır. Saygınoğlu, şu anda kişisel ve toplumsal konular üzerine hem yazılı hem de video türü içerikleri üretip sunmaktadır.